Celalettin Güvenç.
      Şanlıurfa Valisi.
      11 Eylül 2011 tarihinde geldiği ilimizde Vali olarak bugün tam tamına 634’ncü günü.
      Oturmaktan öte çalışmayı, yürümekten çok koşuşturmayı seven ve tercih eden bir yapıya sahip. İdealist bir kişiliğe sahip olmak ile birlikte insancıl ilişkilere önem vermeyi tercih ediyor. Karşısındakilere önem veriyor ve son sözünü söylemeden önce karşısındakini dinlemeyi bilebilen bir kişilik. Bir başka en önemli özelliği ise pratikte mantığına bir anda vurup aklına yattığında o işe sıcak bakması. Tabi ki tüm bunları yaparken en önemsediği nokta olan Hak ve Hukuk’a azami riayet etmesi.
       Önceki gün Vali Güvenç’i, GAP Gazeteciler Cemiyet Başkanımız Kemal Kapaklı ile birlikte ziyaret ettim. Ziyarete giderken de elimiz boş olarak gitmedik, Vali Güvenç’e Kemal Kapaklı’nın kaleme aldığı en son eseri olan 460 sayfadan oluşan Haleb Vilayeti Salnamelerinden ‘URFA SANCAĞI’ isimli eserini hediye ettik.
       460 sayfalık güzel eseri bir süre inceleyen, sayfalarını karıştıran Vali Güvenç, az buçuk Osmanlıca’da bildiğini söyleyip eserde yer alan Mukaddimeden birkaç satır çeviride bulunmaya başladı.
       Vali Güvenç, her ne kadar az buçuk dediyse de özünde güzel bir Osmanlıca bilgisine sahip olduğu çevirisinden rahatlıkla anlaşılıyordu. Bir ara Vali Güvenç’e dönüp ‘Sayın Valim. Sizin azınız böyle ise çoğunuz nasıldır!’ deyip karşılıklı olarak gülüştük.
        Kemal Kapaklı’ya güzel çalışması ve ortaya koyduğu eserden dolayı teşekkür etti. Okumayı çok sevdiğini ama fazla boş vaktinin olmamasından dolayı okuyamamaktan dolayı kendisi ile ilgili olan öz eleştirisi dile getirdi.
        En büyük özleminin okuyamamak olduğunun altını çizdi ve ‘inanın okumanın, bilgi sahibi olmanın yaşı yok. Vali olmamış olsaydım Üniversitede Kamu Hukuku dalında ders veren bir Hoca olmayı çok isterdim’ dedi.
         Biz haberciler için bir taşla iki kuş vurmak buna denir olsa gerek.
         Boş vaktinin olmamasından yana şikâyetçi olan Vali Güvenç, Vali olmaması halinde gönlündeki mesleğin ise Üniversitede Hukuk dalında ders veren bir Hoca olmak olduğunun altını çizdi. 
         Vali Güvenç’in işi gerçekten çok zor.
          Daha önceki yıllardaki dönemlerle bugünü karşılaştırdığımda Vali Güvenç’in de ‘hiç boş vaktim yok’ sözüne hak vermemek elde değil.
         Bir yandan makamda gelen misafirleri tek tek ya da gruplar halinde kabul etmek, yasalar ve hukuk kriterleri ölçüsünde özel ricaları yerine getirmek, bunun dışında iadeyi ziyaretler ile birlikte toplantılar, sohbetler, açılışlara katılmak, yatırımları, çalışmaları yerinde takip etmek, kent merkezi başta olmak üzere ilçeleri sorunları ve çalışmaları yerinde görebilmek adına turlamak, ile gelen Başbakan başta olmak üzere Bakanlar ile devlet erkanı ve yatırımcıları, iş adamları ve özel misafirleri tek tek karşılayıp, ağırlamak ve yakından ilgilenmek çok kolay olmasa gerek.
           Biz önceki gün makama girerken kapı dışında özel kalemde randevu saatini bekleyen iki kişi vardı. Dışarı çıktığımızda ise bir öndeki bekleme salonunda 15 kişinin toplu bir ziyaret geldiklerini gördüm. Bizler bazen bir iki kişi ile uğraşmaktan bile kaçarken nihayetinde bir insan olan Vali’nin tüm bunları gün içinde kaldırabilmesi bile düşündürücü.
           Vali Güvenç’e nezaketi ve sıcak ev sahipliğinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyor, Allah yar ve yardımcısı olsun diyorum.
         
           Yeniden buluşmak dileği ile…