Hatay iline bağlı Reyhanlıda yaşananlar malumunuz.
     Öncelikle bu kalleş saldırıda yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Yaralılara da acil şifalar temenni ediyorum.
     Ben bugün burada olayı yok yapanlar şunlar, yok bunlar demekten öte üzerinde durmak istediğim nokta sınır başta olmak üzere yurt içinde yaşanan güvenlik ve istihbarat zaafına dikkatinizi çekmek istiyorum.
     Allah aşkına bu ülkenin İçişleri Bakanı başta olmak üzere istihbaratçılarına, MİT’e sesleniyor ve soruyorum.
      Böyle bir olay olmadan önce neredeydiniz?
      Korkunç patlamalar oluyor.
      46 insan yaşamını yitiriyor.
      50’den fazla yaralı.
      Bu ana kadar kimseden ses seda yok, olanlardan sonra birileri başlıyor, ‘yok iu kadar kişiyi gözaltına aldık. Yok, öyle oldu! Yok, böyle oldu! Olayı yapanlar ağırlıklı olarak şunlar! Biz çok güçlüyüz! Sabrımızı sınamasınlar! Falan. Filan’
       Yahu istihbaratta önemli olan bir olayın, bir sıkıntının yaşanmadan önce tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin önlemlerin alınmasıdır.
       Sonradan alınan tim önlemler bayramdan sonra gelen kına misalidir.
       12 Şubat’a Cilve gözünde yaşanalar ortada.
       Komşunun ne denli tehlikeli bir ülke olduğunu biliyor ve sen halen başta sınırların olmak üzere gerekli ehemmiyeti almayacaksın.
       Sınırlarımız ne yazık ki yolgeçen hanına dönüştü.
      Üzeri en ağrı silahlarla insanlar istedikleri gibi kendi araçları ile giriş yapıp geri çıkabiliyorlar. Bunun acı örneklerini özellikle bizim ilimizin ilçesi olan Akçakale’de yaşananlarla örneklendirmiş ve ilgililerin dikkatini hep çekmiştik.
       Böylesi bir korkunç, kahpe saldırı Akçakale ilçemiz ya da Şanlıurfa merkezde de yaşanabilirdi. Ama Cilve gözünde bir örnek yaşandı ve akabinde Reyhanlıda yaşananlar.
       Diler ve ümit ederim ki başta AKP hükümeti olmak üzere şu aşırı mülteci sevdasından biraz olsun kendisine gelir ve sınırlarımız başta olmak üzere içlerimizde gerekli ehemmiyeti almasıdır.   
       Bu tür zafiyet devam ederse Allah muhafaza bu tür üzücü olaylar çok daha elem verici nitelikte yaşanabilir. İnsanlık tabi ki olmalı. Muhtaca el uzatılmalı, yardım isteyenlere kucak açılmalı. Ama bunu yaparken ev deliyi el iyisi olunmamalı.
       Tedbirler asla elden bırakılmamalı ve istihbarat daha çok uyanık olmalı ve çalışmalı. Ülkeye giren ya da içeriden temin edilen araçlardan, patlayıcılardan, düzeneklerden, yerleştirmelerden, vurup kaçmalardan istihbarat bi haber ise vay bizim halimize… Reyhanlıda yaşananlar ve öncesinde olanlar kim ne derse desin bir güvenlik ve istihbarat zafiyetidir. Soruna bana göre buradan neşter vurarak başlanılmalı. Yanılıyor muyum?
 
     Derin uykudan bir an önce uyanmamız temennisi ile…