Bu haber kez okundu.

Harran Yerli Turistleri Ağırlıyor

Dünyanın en eski yerleşim yerleri arasında gösterilen ve bir dönem Asurlular ile Emevilere de başkentlik yapan Harran, yine ilk İslam üniversitesinin kalıntılarının da yer almasıyla kültür turizmi yapanların tercih ettiği mekanların başında geliyor. Özellikle fotoğraf tutkunları için doğal bir stüdyo ortamı sağlayan ilçe, halk mimarisinin ürünü konik kubbeli evleriyle de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, rasathanesi ve Emeviler döneminden kalma Ulu Camisi ile de ziyaretçilerini tarihe yolculuğa çıkarıyor.

  1. ilçesinde bulunan Dünyanın ilk üniversitesi ile Şeyh Hayat El-Harran-i Hazretlerinin türbesi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Özellikle Şanlıurfa ve çevre illerinden gelen vatandaşlar, Şeyh Hayat El--i Hazretlerinin türbesinde ziyaret edip namaz kılıyor. Gelen ziyaretçilerde çocukları unutmuyor yanlarında getirdikleri tatlı ve şekerleri çocukları ikram ediyor.

Tarihin İlk Üniversitesi Harran Üniversitesi

Harran adı 4000 yıldan beri değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Harran adı Sümerce ve Akatça “Seyahat-Kervan” anlamına gelen “Harran-u” dan gelmektedir. Diğer bir görüşe göre de “Kesişen Yollar” anlamındadır.

Antik Kültürünün temsilcileri Sabiiler, Hiristiyanlar ve Müslümanlar Harran da büyük bir uyum içerisinde birlikte yaşamışlar, buradaki okullardan dünyaca ünlü alimler yetişmiştir.

Emevi hükümdarı 2. Mervan, Harran' ı devletin başkenti yapmış,Emevilerin Asya bölümü 750 yılında Abbesilere yenilerek Harran da son bulmuştur. Tarihi geçmişi islam öncesine dayanan dünyaca ünlü “Harran okulu üniversite” Abbasi halifesi Harun Reşid zamanında daha da gelişerek ününü yaymaya devam etmiştir.

İlk çağ Hellenizminin İskenderiye deki bilim ve felsefe okulu dagıtılınca buradaki alimler Hz. ömer zamanında 7.yy.ilk yarısı Antakya ve Harrandaki okullara yerleştiler.İslamiyetten önce varlığı bilinen Harran okulu, İslami dönemde de ününü devam ettirdi. Harrandaki islam ünüversitesinde Sabiiler, Hristiyan ve müslümanlardan oluşan aydın gruplar vardı ve bunlar araştırmalar yapıyorlardı. Harran okulundaki Sabii alimlerinden büyük kısmı sonradan müslüman olmuştur. VII. yüzyıl sonrası ile VIII. yüzyılın ilk yarısında harran okulunda tercüme işi hızlandı. İlk çağ yunan bilginlerinin eserleri arapçaya tercüme edildi. harran; yunanca ve süryanice arapçaya yapılan tercümeleri merkezi durumuna geldi.

Emevi Halifesi II. Mervan Harran'ı başkent yapınca (744-750) buradaki bilimsel çalışmalar daha da ağırlık kazandı.

Harran Okulunda sürdürülen bilimsel çalışmalar din, astronomi, tıp, matematik ve felsefe olmak üzere beş bölüme ayrılıyordu.

1260 yılı başlarında Moğollar tarafından istila edildi. Moğollar kenti ellerinde tutamayacaklarını anlayınca 1271 yılında Harran'ın camiini, surlarını, kalesini yakıp yıkarak kenti tahrip ettiler. Bundan sonra Osmanlı döneminde dahi Harran eski parlak günlerine bir daha dönemedi.

Şeyh Hayat El-Harran-i Hazretleri

Şeyh Yahya Hayat el-Harrânî, XII. yüzyılda Harran"da yaşamış ve 1185 tarihinde burada vefat etmiş büyük bir İslâm alimi ve mutasavvufudur. XVII. yüzyılın ortalarında Harran"ı ziyaret eden Evliya Çelebi, Şeyh Hayat"ın türbesinden şu şekilde bahsetmektedir. "Şeyh Yahya (Hayat) ziyaret yeri Harran dibindedir. Kutupluğa ayak basmış ulu sul­tandır. Harran Kalesi"nin yanında çöl tarafında bü­yük bir kubbe içinde medfundur. Çöl Arapları bu sultana son derece bağlıdırlar. Hatta Araplar ara­sında mühim bir mesele için yemin ettirmek icap etse ta Basra, Lahsa, Umman, Cezayir, Kurna"dan gelip bu sultanın üzerine "Yahya Hayati"nin başı için" deyip duvara el sürse Allah"a yemin etmiş gibi sayarlar. Bu sultana Yahya Hayati demelerinin aslı, bir seccade üzerinde tahiyatta ve hayatta oturur gibi oturduğundandır." Hayat el- Harrani hazretleri ölümünden sonra da tasarrufu devam eden 4 büyük evliyadan biri olarak kabul edilmektedir.

Şeyh Hayat"ın türbesi ve bunun güneyine bitişik olan camisi, Harran şehir surlarının kuzey batı dı­şarısındaki mezarlık alanındadır. Türbe ve caminin günümüze kadar önemli değişiklikler geçirdiği du­var ve payelerdeki izlerden anlaşılmaktadır. Cami ve türbe 1999-2001 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü"nce restore edilmiştir.

Anahtar Kelimeler:
UrfaHarran
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner24