D. Pire;
       ‘İnsanların çoğu aralarında duvar, çok azı da köprü kurar’ demiş.
       Günümüzde gerçekten kaç kişi insanlar ile arasına köprü kurabilmekte… İşte bu sözden yola çıkarak bugün sizlerle ‘Siyaset ve Politika’ üzerine sohbet etmek istiyorum.
       Siyaset veya politika’nın ansiklopedik karşılığı, ‘devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış’ cevabını bulmaktayız.
        Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden türemiştir.Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, "polis"e veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır. Politika
bilimi (politoloji) politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.
         Siyaset ve Politikanın tanımları yukarıdaki gibi.
         Peki, Siyasetin kuramları var mı? Varsa neler?
         İdeoloji siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. En basit tabirle birideoloji, düzenlenmiş, yapılanmış bir fikirler bütünüdür. Bu fikirler bütünü de siyasetin temeli olan siyasî ideolojileri oluşturmuştur.
         Siyasi ideolojileri olarak karşımıza sırası ile ‘Tutuculuk’, ‘Kominizm’, ‘Liberalizm’, ‘Anarşizmi’ ve ‘Faşizm’ çıkmakta.
         Tutuculuk, var olan durumu koruma amacını güden düşünce tarzı. Toplumun değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan sağ kanat siyasi ideoloji.
         Komünizm, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir. Metafiziği reddeder. Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır. 20. yüzyılın başından beri dünya siyâsetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikleKarl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Manifesto ile birlikte anılır. Şuanda komünizm biçimini benimsemiş tek ülke Küba'dır.
          Liberalizm, özgürlüğü birincil politik değer olarak ele alan bir ideoloji, politika geleneği ve düşünce akımıdır. Genel anlamda liberalizm, bireylerinifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düşüncenin serbest bir şekilde dolaştığı, özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukukun üstünlüğünü geçerli kılan şeffaf bir devlet modeli ve toplumsal hayat düzeni hedefler.
           Anarşizm kavramı Yunanca anarchaiadan (hükümetin olmaması durumu) gelir. İnsan özgürlüğünü kısıtlayan tüm otoritelerin ortadan kaldırılmasını ve barış, uyum ve işbirliği ilkelerine dayanan yeni bir toplumsal düzen yaratma düşüncesindedir. 
          Faşizm pek çok açıdan, Fransız İhtilali sonrasında serpilip büyüyen akılcılık, ilerleme, özgürlük ve eşitlik gibi değerlerden mürekkep Batı siyasal düşüncesine karşı bir tepki olarak görülebilir. Bu değerlerin yerini faşizmde birlik, mücadele, liderlik ve güç gibi olgular almıştır. Bu bakımdan İtalyan faşistlerin kullandığı "1789 öldü" sloganı oldukça anlamlıdır.[3] Faşizm genel olarak seçilmiş bir ulus olma bilinci, demokrasinin reddi ve yayılmacı dış politika temellerine dayanır.
          Siyaset işte böyle bir şey…
         Günümüzde Siyasette ‘Tutuculuk’, ‘Kominizm’, ‘Liberalizm’, ‘Anarşizmi’ ve ‘Faşizm’ ne denli etkili ya da siyasiler buna ne denli riayet etmekteler bilinmez fakat ben D. Pire’nin ‘İnsanların çoğu aralarında duvar, çok azı da köprü kurar’ söyleminden hareket ile siyasilerin ne denli düşünceye sahip olurlarsa olsun başarıya giden yolda DUVAR yerine KÖPRܒyi tercih etmelerini temenni edenlerdenim…
 
          Yeniden buluşmak dileği ile