Dün özellikle Hükümete yakın Gazete ve Televizyonlarda ilginç bir Haber vardı. ’28 Şubat’ı bitiren imza’ başlıklı haberde ‘Başbakan Erdoğan’ın 28 Şubat sürecinde irtica ile mücadele adı altında devlet kurumlarına gönderilen ve dindar kitlelere baskı gerekçesi yapılan tim genelgeleri, emirleri, talimatları ve eylem planlarını iptal etti’ deniliyordu.
     Başbakan Erdoğan’ın eline sağlık diyorum bende.
     Çok iyi de yapmış.
     Bu ülke şekilcilikten, şuculuk veya buculuktan gerçekten çok çekti.
     Kişi inancından dolayı hor görülüp, itiliyordu. Namaz kılıyor diye fişleniyor, eşi başını örtüyor diye ötekileştiriliyordu.
      Kişi ister başını örtsün, ister açsın, inancını istediği gibi yaşamalı. Zorlamanın, dayatmanın, şekillendirmenin veya senin kafana göre uyarlandırılması olmamalı. Son aylarda yeni Anayasa ve Demokrasi sesleri ha bire bir yükselip, bir alçalıyor. Ne olacak bekleyip hep birlikte görmekte fayda var.
      Kafama takılan ise özellikle Siyasi parti liderlerinin her şeyi konuştukları bir ortamda neden şu Siyasi Parti Yasasın ile ilgili konuşmuyorlar onu anlayabilmiş değilim.
      Değişim!
      Açılım!
      AB kriterleri!
      Özgürlük ve daha buna benzer birçok şeyin konuşulduğu ülkemizde bana göre olması gerekenlerin en başında şu Lider Dayatmalarına son verecek olan Siyasi Partiler Yasası yeniden ele alınmalı.
      22 Nisan 1983 yılında kabul gören ve o günden bugüne herkesin üzerinde bir tek laf bile etmediği Siyasi Partiler Yasası bana göre de toplumun genelinde kabul görecek bir uygulama değil.
       Gönül ister ki Siyasi partiler yasası değişmeli, Genel Başkanın vekiller üzerindeki hegemonyaları kırılmalı ve Tercihli Sistem hayata geçirilmeli.
      Bu durum Milletvekili seçimleri için de olmalı, Belediye Başkan seçimleri için de olmalı. Halk kendisine hizmet edeceğine inandığı isimleri özgürce seçmeli. Tercihli sistem olması halinde bir Milletvekilinin kendi seçim bölgesine bakışı ile seçmenler arasındaki iş ilişkileri de farklı olacaktır. Bir ayağı Ankara’da diğer ayağı da seçim bölgesinde kalacak olan Milletvekili şimdilerdeki gibi ulaşılamaz da olacaktır. Eğer seçmen ile irtibatı koparttığında bir sonraki dönemde şansı olmayacaktır.
     Ama liderler kendi işlerine de gelmeyecek olan bu değişime asla EVET demeyecekleri gibi, bu konuyu gündeme getirmeye bile cesaret edemeyeceklerdir. Ne de olsa koltuk ve tek liderlik her şeye rağmen ŞİRİN!
 
     Yeniden buluşmak dileği ile…