Hatırlayacak olursanız sizlerden ‘Biraz İzin’ rica etmiştim. 
    Öyle de oldu.
    12 günlük kısa fakat dolu dolu geçen bir tatilin ardından yeniden sizlerleyim. Hani tatilden dönenlere ‘yediğin içtiğin senin olsun. Sen nerelere gittin? Neler gördün onu anlat’ derler. Bende sizlere gittiğim ve gördüğüm yerleri anlatmak istiyorum.
     Hz. Mevlana’nın şehri Konya’ya oradan Eskişehir’e, devamında Bursa, Adapazarı, İstanbul ve Tekirdağ’a bu kısa süre içerisinde şükürler olsun gittim.
     Gittiğim tüm illerde şükürler olsun ki öncelikle sılayı rahim’i yerine getirme fırsatını kendimde buldum.
      Konya’da Hz. Mevlana’nın huzurunda bir kez daha olabilmenin şevkini yaşadım. Bursa’da kaldığım iki gün içerisinde dostlarla buluşup özlem giderdim. Bana göre Urfa’mızın daha da gelişmişi olan Adapazarında hem hayırlı bir işe şahitlik ettim hem de aile dostlarımız ve arkadaşlarımın çaylarını, kahvelerini içmek nasip oldu.
       Adapazarı’na kadar gidip İstanbul’a gitmemek olur mu?
       Ben de öyle yaptım ve harikalar şehri İstanbul’u Çamlıca tepelerinden keyifle seyre daldım. İstanbul tarifi imkânsız bir gizeme sahip. Seyrettikçe doyamıyor, kendini bir türlü oradan alamıyorsun. İstanbul’da iken iki gün bir akşam olmak üzere Tekirdağ’a ağabeyimin yanına da ulaştım. Yazlığın tadını kısa süreliğine de olsa doyasıya yaşadım.
       Çalışan, koşturan, mücadele veren bir Gazetecinin tatili de ancak bu kadar olur deyip ailece hafta sonu eve, yani doğup büyüdüğüm memleketime döndüm.
       Çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. 
       Ülkemizin her bir tarafı ayrı güzellik ve özelliklere sahip.
       Her bir yerin apayrı bir hikâyesi bir gizemi var.
       Ne yalan söyleyeyim bu kısa süreli gezi içerisinde Bursa’yı pek sevmedim. Sevemedim. Ama Eskişehir’e hayran kaldım. Urfa’mızın daha da gelişmişi ve modern bir kent hüviyetinde olduğunu düşündüğüm Adapazarı’nı da görmenizi isterim. İstanbul bildiğiniz gibi. Çok daha kalabalıklaşmış. Ama sistem öyle bir dizayn edilmiş ki yaşam adeta akıp gidiyor oralarda. Tekirdağ sessizlik içinde. Bana göre Çorlu ilçesinin çok daha gerisinde.
       Cumartesi akşamı geç saatlerde Şanlıurfa’mda oldum. Pazar günü tüm gün evdeydim. Pazartesi ise çok sevdiğim bilgisayarımın başındayım.
        Ne kadar şükür etsek azdır sanırım.
        Gittiğim ve bulunduğum tüm illerde bana ve aileme gönlünü, sofrasını açıp sevgisini hiç eksik etmeyen herkese kucak dolusu teşekkürler.
         Burada olmak çok güzel.
         Her şeyin gönlünüze göre olması dileği ile…