Son beş altı aya baktığımızda gerçekten çok ilginç günler, anlar yaşamaktayız.
Nasıl mı?
Anlatayım!
7 Haziran 2015 Milletvekili genel seçimleri öncesinde halkın, seçmenin, liderlerin ağzında ne vardı?
HDP ilk kez parti olarak katılacağı seçimde yüzde 10 seçim barajını geçecek mi? Yoksa baraj altında mı kalacak?
7 Haziran seçimleri oldu ve HDP yüzde 14’e yaklaşan oy oranı ile Meclise eskisinden çok daha güçlü ve kalabalık olarak hem de 80 vekil ile girdi.
1 Kasım erken genel seçimlerinde şimdi neyi konuşuyoruz?
AKP tek başına hükümet olabilme yolunda 276 milletvekilliğini kazanacak mı? Yoksa kazanamayacak mı?
İlahi adalet bu olsa gerek.
Nereden nereye?
Beş ay önce ‘HDP baraj altında kalacak’ diyenler şimdi kendi 276’larının hesabı peşinde koşmaya başladılar.
Dedim ya ülke olarak son aylarda özellikle ilginçlikler yaşamaktayız.
Davutoğlu, tek başına iktidarlık istiyor.
Kılıçdaroğlu, en azından koalisyon ortaklığı hesabını yapıyor.
Bahçeli, hayırda hayır vardır sözünden uzak şimdi seçmene ‘şunu yapacağız, bunu yapacağız!’ diyor.
Demirtaş, Yüksekdağ ikilisi ise ‘80’den aşağı düşmeyip! Seni diktatör yapmayacağız’ diyerek düet yapıyorlar. 
Erken genel seçime 9 gün kaldı.
AKP’nin oy bandında yerini en azından korumakta. CHP yükselişte, HDP yine aynı ama MHP’de aşağıya düşüş var!
O zaman ne olacak?
Muhtemelen AKP MHP’den, CHP’de hem MHP hem de HDP’den oy alacak gibi görünüyor. AKP’nin nefesi 276’ya yeter mi? Yetmez mi? Bilinmez ama HDP 80’e asılır ise muhtemelen kayıplar MHP’de yaşanacak. Bu da AKP’nin 276’ya ulaşma olasılığına yağ sürmüş olacak tabi ki. Yani ufukta tek başına iktidar olunma yolunda GİT – GEL’ler yaşanmakta.
Kazananın TÜRKİYE olması temennisi ile…
Şen ve mutlu kalınız.