Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde Fırat Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte, yıllardır baraj sularının altında kalan tarihi yapılar yeniden gün yüzüne çıktı. Taş evler, eski yerleşim alanları ve tarihi Merkez Camii’nin suyun çekilmesiyle ortaya çıkan bölümleri, Halfeti’nin geçmişini yeniden gözler önüne serdi.

Şanlıurfa Valiliği Duyurdu! Depremzedelere Büyük Ödeme Kolaylığı
Şanlıurfa Valiliği Duyurdu! Depremzedelere Büyük Ödeme Kolaylığı
İçeriği Görüntüle

BİRECİK BARAJI İLE BİRLİKTE TARİHİN BİR BÖLÜMÜ SULAR ALTINDA KALDI

2000 yılında Birecik Barajı’nın su tutmaya başlamasıyla Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin ve çevresindeki köylerin önemli bir bölümü sular altında kaldı. Baraj projesi nedeniyle 6 binden fazla kişinin yaşadığı yerleşim alanlarında değişim yaşanırken, çok sayıda vatandaş da başka bölgelere taşınmak zorunda kaldı.

Suların yükselmesiyle birlikte ilçenin eski yerleşim alanındaki tarihi taş evler, dükkânlar ve 19. yüzyıldan kalma Merkez Camii’nin önemli bir bölümü Fırat’ın suları altında kaldı. Yıllar içerisinde bu görüntüler, Halfeti’yi Türkiye’nin dikkat çeken turizm noktalarından biri haline getirdi.

Son dönemde Fırat Nehri’nde su seviyesinin düşmesiyle birlikte, uzun yıllardır su altında bulunan bazı tarihi yapılar yeniden ortaya çıktı. Suyun çekildiği alanlarda görülen taş yapılar ve eski yerleşim kalıntıları, ilçenin geçmişten günümüze uzanan tarihî dokusunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Özellikle eski Halfeti’nin izlerini taşıyan yapıların yeniden görünür hale gelmesi, bölge halkının ve ilçenin tarihine ilgi duyan ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Tarihi taş evleri, kendine özgü mimarisi ve Fırat Nehri üzerindeki eşsiz manzarasıyla bilinen Halfeti, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. İlçeye gelen turistler, batık kenti yakından görebilmek için tekne turlarına katılıyor.

Yüzyıllara uzanan geçmişi, taş mimarisi ve kültürel mirasıyla Şanlıurfa’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Halfeti, su seviyesindeki değişimle yeniden gündeme geldi. Yıllardır Fırat’ın altında kalan yapıların ortaya çıkması, ilçenin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî zenginliğiyle de öne çıktığını gösterdi.