Göbeklitepe’nin ardından bölgenin tarih öncesi geçmişine ilişkin önemli buluntuların gün yüzüne çıktığı Sayburç’ta ortaya çıkarılan yeni stel, bu kez yalnızca arkeoloji dünyasının değil, Şanlıurfalıların da dikkatini çekti.
Göbeklitepe’nin ardından Taş Tepeler projesi kapsamında yürütülen Sayburç kazılarında ortaya çıkarılan yeni eserler, hem arkeoloji dünyasında hem de bölge halkı arasında büyük heyecan yarattı.
VATANDAŞLAR YENİ STELE “URFA’NIN U’SU” DEDİ
Ziyaretçilerin "Urfa'nın U'su" adını verdiği yeni stel, vatandaşların neşeli ve esprili yorumlarına sahne oldu.
Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 30 kilometre mesafede yer alan Sayburç ören yerinde devam eden arkeolojik kazılarda, insanlık tarihinin bilincine ve sembolik dünyasına ışık tutan yeni bir stel gün yüzüne çıkarıldı. Daha önce Göbeklitepe’deki ikonik ‘T’ biçimli sütunlara alışkın olan vatandaşlar, Sayburç’taki yeni buluntuyu "Urfa’nın U’su" olarak nitelendirdi.
"ALFABENİN İLK TASLAĞI BURADA HAZIRLANDI"
Kazı alanını ziyaret eden vatandaşlar ile bölge halkı, tarihi buluntuları hem gurur hem de mizahla karşıladı. Bölgedeki sembollerin zenginliğine dikkat çeken bir ziyaretçi, "Önce Türkiye’nin T’si çıktı, şimdi Urfa’nın U’su… Demek ki alfabenin ilk taslağı binlerce yıl önce burada hazırlanmış. Kazılar devam ederse yakında Şanlıurfa’nın Ş’si de çıkar, alfabeyi tamamlarız" dedi.
Tarihi mirasa duydukları ilgiyi esprili bir dille özetleyen bir başka mahalle sakini ise "Bu eserler insanlığın daha en başından beri yüksek bir zekâ ve sembolik dile sahip olduğunu gösteriyor. Urfa adeta tarihin laboratuvarı gibi" ifadelerini kullandı.
BİLİMSEL VE KÜLTÜREL MİRASIN MERKEZİ
Taş Tepeler kazılarıyla birlikte Şanlıurfa, sadece uluslararası bilim çevrelerinin değil, yerel halkın da günlük gündeminin merkezine yerleşti. Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan kentte vatandaşlar, Sayburç’taki son keşiflerle birlikte "Tarih burada yeniden yazılıyor" diyerek bölgenin kültürel mirasına sahip çıkmaya devam ediyor.