Şanlıurfa denildiğinde akla yalnızca tarihi ve kültürel zenginlikleri değil, mutfağının kendine özgü lezzetleri de geliyor. Kentin geleneksel yemekleri arasında özel bir yere sahip olan Urfa Tepsi Kebabı, hazırlanışından sofraya gelişine kadar kendine özgü hikayesiyle damaklarda iz bırakıyor.
BİR TEPSİDE URFA’NIN MUTFAK KÜLTÜRÜ
Tepsi Kebabı’nın hazırlık süreci, kaliteli malzemelerin ustalıkla bir araya getirilmesiyle başlıyor. Erkek kuzu eti ve kuyruk yağı zırhla çekilerek kebabın temel harcı hazırlanıyor.
Ardından Şanlıurfa’nın coğrafi işaretli ürünlerinden Birecik Patlıcanı devreye giriyor. Dilimlenen patlıcanların arasına elde şekillendirilen etler yerleştiriliyor ve hazırlanan tepsi fırına gönderiliyor.
FIRINDAN YAYILAN KOKU İŞTAH KABARTIYOR
Yaklaşık 200 derecelik fırında 50 ila 60 dakika pişirilen Tepsi Kebabı’nda et ve patlıcan adeta birbirine lezzetini bırakıyor.
Kızaran et, yumuşayan patlıcan ve közlenen biberin kokusu, yemeğin sofraya gelmeden önce bile iştah kabartmasını sağlıyor.
YANINDA OLMAZSA OLMAZLAR
Fırından çıkan Tepsi Kebabı genellikle közlenmiş biber, ince doğranmış kuru soğan, sıcak Şanlıurfa Açık Ekmeği ve ayran eşliğinde servis ediliyor.
2022’DE COĞRAFİ İŞARETLE TESCİLLENDİ
Şanlıurfa’nın geleneksel mutfak kültürünün önemli temsilcilerinden olan Urfa Tepsi Kebabı, 19 Temmuz 2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescil edildi.
Bu tescille birlikte yemeğin Şanlıurfa mutfağındaki özgün yeri de resmiyet kazanmış oldu.
SADECE YEMEK DEĞİL, BİR SOFRA KÜLTÜRÜ
Şanlıurfa’da yemek kültürü, yüzyıllardır yalnızca karın doyurmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Sofralar; misafir ağırlamanın, paylaşmanın, dayanışmanın ve birlikte vakit geçirmenin önemli bir parçası olarak yaşatılıyor.
Tepsi Kebabı da bu kültürün en güçlü örneklerinden biri olarak sofralarda yerini koruyor.