Peki, Ya Diğer Partiler?

      Son birkaç gün içerisinde iki bayramı peş peşe kutladık. Bayramların ilki Polis Bayramı oldu. İkinci Bayram ise ilimizin düşman işgalinden kurtuluşu oldu.
      Dün DP Şanlıurfa il Başkanı Murat Bengi ile yolda karşılaştım. Ayaküstü dahi olsa biraz sohbet etme fırsatını karşılıklı olarak bulduk.
      Üzgündü!
      ‘Hayırdır neyin var. Hasta mısın?’ diye sorduğumda ise ‘Hamd olsun iyiyim. Ama üzgünüm!’dedi. Bir şeylere belli ki gönül koymuştu.
       Biraz sohbet ettikten sonra yaşadığı üzgünlüğü, kırgınlığını öğrendim.
       DP il Başkanı Murat Bengi, siyasetçi kimliğinin yanı sıra dürüst ve başarılı bir esnaf. Gıda çeşitleri ile ilgili ticaretini yapmakta. Yanında onlarca sigortalı çalışmakta ve vergisini de kuruşu kuruşuna dürüst olarak ödeyen birisi.
     Çok değil bundan birkaç yıl öncesine kadar bugün AKP’de yer alanların büyük çoğunluktaki isimlerin bile siyaset yaptıkları, görüntü verdikleri, resimler çektirdikleri ve partiden çıkmadıklar ama ne yazık ki şimdilerde partinin önünden bile geçmeye korktukları 60 yılı aşkın bir süredir Türk siyasetine damgasını vurmuş olan bir partinin gönüllü il başkanlığı yağmakta olan Murat Bengi’nin kızgınlığı, kırgınlığı devlet erkânının bile kendilerinden uzak durması.
      ‘Polis Bayramı idi. Kuruluş Bayramı oldu. Verilen kokteyllere ne yazık ki bir davet bile almıyoruz. Suçumuz ne? Demokrasi bu mu?’ diyen DP il Başkanı Murat Bengi, haklı olarak bu sorularına cevap bulmaya çalışıyor.
      Şimdi birileri ortaya çıkıp ta ‘işte mecliste grubu bulunan partilere davet yapılmakta. Uygulama böyle! Yönetmelik böyle diyor!’ demesin lütfen.
       Barış, kardeşlik, hoş görü, kaynaşma, bütünleşme nutuklarının Başbakan başta olmak üzere onlarca Bakanın sözlerinin havada uçuştuğu bu dönemde Mecliste grubu olanlar, olmayanlar diye bir ayrıştırma içinde bulunulması inanıyorum ki demokrasiye inanan herkeste üzüntü yaratmaktadır.
       Mecliste AKP en büyük parti. AKP’yi CHP, MHP ve BDP takip etmekte. Peki ya yasal olarak kuruluna ve faaliyette bulunan diğer siyasi partilere ne demeli?
        DP başta olmak üzere isimlerini yazmadığım diğer tüm partilerin suçları nedir? Bu partilerin il Başkanlarını, merkez ilçe başkanlarını ve hatta partili bazı isimlere de davet gönderilse ne kaybedilir?
Siyasette bir saat bile çok uzun bir süredir. Yarın DP, SP, DSP veya bir başka siyasi parti bir şekilde değişim olsa ve bugünkü devran ters dönse o zaman bugün davette bulunmayan isimler bu isimlerle yüzleşmek durumunda kalsalar ne düşünürler.
        Bir kokteyle bile davet etmedikleri birisinin elinde çiçeklerle o makamı ziyaret etmesi halinde nasıl bir durumda kalacaklardır.
        Bu tür kısır döngülere takılmamak gerekir.
        Amaç ülkede gerçekten hoş görü, barış, kardeşlik, kucaklaşma ise o zaman ayrımcılık yapmadan herkes ile kucaklanılmalı. Bazen tapuları makamda bulunanlar yıkabilmeli. Değişimi içinden yaşamalı ve çevresine hissettirmeli. Yazılı kâğıtlara asla bağlı kalmamalı. Ben şahsen bir davet verecek olsam buna çok dikkat ederim. Diyarbakır Emniyet Müdürü sözde aykırı bir çıkışta bulundu. Ne oldu? Adamın kellesi mi gitti? Makamı mı gitti? Ne kaybetti?  Bana göre toplumun her kesiminden bir şeyler kazanmasını bildi. Dün Ahmet Kaya’yı bu ilkeden kovduk. Şimdi ise devlet erkânı şarkısı ile mitinglerde nutuk atar hale geldi.
        Bulunduğumuz koltuktan güç alan değil, koltuğa değer katan ve koltuktan kalktığımızda aranılan isimler olmamız dileği ile…
 
        Şen ve mutlu kalınız.