BAŞIBOŞLUK!

      Osmanlının kurucusu Osman Gazi’ye aynı zamanda kayın pederi olan Şeyh Edebali’nin vasiyetini bilirsiniz.
      Vasiyetinde ne diyor Şeyh Edebali;
      ‘insanı yaşat ki! Devlet yaşasın!’
      Sizler ne düşünürsünüz bilemiyorum ama son dönemlerde ülkemizde işler iyice içinden çıkılmaz duruma geldi.
      Hele 17 Aralık’tan bu yana yaşananlara ne demeli?
      Yok, haberimiz yokmuş!
      Yok, saflığımıza gelmiş!
      Yok, oyuna getirilmişiz!
      Yok, cekkkk!
      Yok, cukkkk!
      Başıboşluğun, otoritenin olmadığı yerde her zaman her türlü ayak oyunları olur. Türlü Tezgâhlar başını alır gider.
      Uzun yıllar öncesiydi.
      Kuzey Irak’a gazeteci olarak gitmiştim.
      Zaho, Dohuk, Erbil, Süleymaniye, Selahattin’de günlerce kaldım.
      O zaman mensubu bulunduğum gazetem için resimler çekip, haberler yaptım.
      Ama Süleymaniye ve Selahattin’deki otorite boşluklarından faydalanıp dünyanın değişik ülkelerinden oraya gelen istihbaratçıların kendi hesaplarına iş tutuşlarına şahit oldum.
      Neden?
      Orada o anda ciddi bir otorite yoktu da ondan!
      Meydanı boş bulmuşlardı ve işlerine geldiği gibi de at koşturuyorlardı.
      Tıpkı bugün bizim ülkemizde yaşananlara şahit olduğumuz gibi.
      Kimse kızmasın. Ama acı durum böyle.
      AKP yıllarca iktidarda değil miydi?
      CHP’nin eski Genel Başkanı Baykal başta olmak üzere seçim arifesinde MHP’li vekillere internet ortamında yapılanlara kim sessiz kaldı?
      Kim meydanlarda bunlar ‘bunlar özel değil! Özel değil!’ deyip görüntüler üzerinden vurmaya kalktı…
      Şimdi ne oldu?
      Ok’un hedefi kendilerine döndü.
      İyi tamam da neden o zaman bu yapılanlara karşı bugünkü siyasi otoriteyi ortaya koymadınız?
      Yok, balyozmuş!
      Yok, Ergenekonmuş!
      Yok, şuymuş! Buymuş!
      Dün bu yapılanlara AKP’nin en tepesindekiler bile ‘KUMPAS’ demeye başladılar.
      Neden?
      Hedefte kendileri yer almaya başladılar da ondan!
      Yüzlerce, Binlerce, On binlerce, milyonlarca insan, kurum, kuruluş dinlenecek! Takip edilecek! Kayıt altına alınacak!
       Tüm bunlardan AKP’nin haberi olmayacak!
       Bizler hepimiz faniyiz…
        Bugün var! Yarın yokuz!
        Önemli olan insanların yarın ebediyete göçtüğünde geriye hoş bir seda bıkabilmesidir… Bakın dün Ecevit vardı! Türkeş vardı! Özal vardı! Erbakan vardı! Şimdi neredeler?
        Demirel şimdi nerede ve nasıl?
        Bugün genç olabiliriz.
        Güç bizde de olabilir…
        Ama ya yarın?
        Hepimiz göçeceğiz. Ama geride bırakabileceğimiz eserler ve de en önemlisi TÜRKİYE sonsuza kadar hep var olacak…
        Şeyh Edebali’nin dediği gibi, tüm kişisel hırslarımızı, kavgamızı, alımızı, verimizi bir kenara itelim ve DEVLETİ yaşatabilmek adına İNSANIMIZI ne olur hep birlikte gelin YAŞATALIM…
 
         Yeniden buluşmak dileği ile…