ANKETİN BÖYLESİ!

     Bundan birkaç gün öncesiydi.
     Evde cep telefonu ile bir görüşme yaparken ev telefonum çaldı. 0 312 ile başlayıp 21 ile devam edip 66 ile sonu biten bir telefon numarası ekranda göründü. Cep telefonu ile görüştüğüm arkadaşımdan izin alıp ev telefonuna baktım.
     ‘İyi günler. Karaköprü Belediye Başkan adaylığı için anket yapıyoruz!’ sözünü duyduğumda telefonu kapattım. Doğrusunu isterseniz pek de umursamadım.
     Aradan birkaç gün geçti ve bu kez Çarşamba günü ikindi sonrasında 0 532 ile başlayıp sonu 66 ile biten bir numaradan arandım.
      Telefondaki ses oldukça heyecanlı birisiydi. Belli ki eline bir yazı tutuşturulmuş ve sözde anket adı altında bir çalışma yapıyorlardı.
       ‘Müsaitseniz görüşelim’ sözüne telefondaki genç bayana ‘sizi dinliyorum’ dedim. Karaköprü Belediye Başkan adaylığı için anket yaptıklarını söyleyen genç bayan, ‘efendim aşağıdaki isimlerden kimi Başkan olarak görmek istersiniz. BİR Ahmet Güzel, İKİ Nihat Çiftçi, ÜÇ Mustafa Yavuz, DÖRT Cemil Topal, ALTI Yusuf BADILLI!’
       Anket yaptıklarını söyleyen genç bayana, ‘Bu kadar mı?’ dediğimde bana cevabı ‘Evet’ oldu. ‘İyi ama listeniz eksik olmuş. Ben de aday adayıyım! Benim ismim nerede?’ dedim.
       Karşı taraftan kem kum sesleri gelmeye devam ederken, aynı bayana;
       ‘BİR: Bu anketi kimin adına hangi şirket olarak yapıyorsunuz?
        İKİ: İsim sıralaması neden alfabetik sıraya göre değil
        ÜÇ: Saydığınız bazı isimler aday adayı olduklarını bile beyan etmemişler. Siz nasıl oluyor da aday adayı olduğunu söylüyorsunuz?
        DÖRT: Yaptığınız hiç de etik değil. Bir de bu saydığınız hiçbir aday adayı benim Başkan adayım değil!’ diyerek telefonu kapattım. 
        Her şey bir yana yukarıda isimlerini saydığım kişiler saygın birer dostlarım. Her birisinin de bu makama layık olduğunu özellikle belirtmek isterim. Benim karşı olduğum ise artık bu tür bayatlamış siyasi adımların geride kaldığı gerçeğidir.
        Birilerinin istemesi ve parayı bastırması ile birileri aracılığı ile ‘Şu isimlerden kime oy verirsiniz?’ sorusu bana göre artık gerçek yaşamda yerini asla almamakta. Kimileri bu tür soruya sırf cevap olsun ya da bir takım aldıkları duyumlarla hareket ederek ‘Tabi ki benim adayım şu isim!’ deyip gaz veriyorlar. Adamda bunlara kanıp ortaya çıkıyor ve sonuç hüsran.
        Hem ortaya konulan isimlerden birkaçı ‘Ben aday adayıyım’ bile dememişken, kim bilir belki yarın başlayacak olan süreçte öyle daha farklı isimlerde ortaya çıkacaktır ki o zaman ne yapacaksın?
        Büyükşehir ve ilçe Belediye Başkan adaylıkları hesapları yapanlara naçizane tavsiyem bu tür ucuz siyasi oyunlarla kendilerini avutmamalarıdır. Bunun yerine ziyaret ettikleri seçmenin gözünün içine bakmaları ve buna göre verecekleri kararda daha etken olacaktır. Eğer seçmen aday adayının gözünün içine adeta gülerek bakıyor ve tokalaştığında elini yürekten sıkıyor ise vereceği karar hayırlı olsun. Yok, eğer seçmen aday adayının gözüne bakmayıp, elini kerhen sıkıyor ve de yanak yanağa öpüşürken karşı tarafın özellikle yanağı titriyorsa tavsiyem adayın orada fazla zaman kaybetmemesidir.
 
       Yeniden buluşmak dileği ile…