Bu haber kez okundu.

Kentsel Dönüşüm İçin KHK Geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2018 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Kentsel dönüşüme ilişkin kanun taslağının bir an önce çıkması gerektiğini belirten Özhaseki, özellikle İstanbul'da deprem riskine karşı bekleyecek vakit olmadığını söyledi. Bu konuda uykularının kaçtığını dile getiren Özhaseki, "Yapılan hataları bundan sonra tekrar etmemek adına 'doğru bir şekilde nasıl uygularız' diye prensipler geliştirdik, kanun taslağını da hazırladık. Bu konu da eğer Meclis çalışma takvimi içerisinde yer bulursa bir an önce gelmesi lazım. KHK ile çıkarsa bir an önce çıkması lazım, saniye beklemeden" diye konuştu.

Bu konuda bakanlık olarak temel prensipleri sıralayan Özhaseki, bunlardan ilkinin "yerinde dönüşüm", ikincisinin "herkesi bir ev sahibi yapmak" olduğunu anlattı.

Özhaseki, "Yerinde dönüştürdüğümüzde binaları yıktık, yeniden yaptık. Parayı nereden alacağız? Mecburen rezerv alana ihtiyacımız var. Buldum iki rezerv alanı, bunu önce Bakanlar Kurulunda tartışıyoruz. Kabul edilirse herkese de tartışmaya açacağız" ifadelerini kullandı.

İstanbul'un, Avrupa ve Asya tarafında belirledikleri yerler olduğunu aktaran Özhaseki, bu bölgelerde mahalle konseptine uygun, çok yüksek olmayan projeler ortaya çıkardıklarını söyledi.

"Boşaltılan yerler yol ya da sosyal donatı alanı olarak kullanılacak"

Projenin beğenileceğine olan inancını dile getiren Özhaseki, bunların iki tarafta da ortalama 150-200 bin konutu içerdiğini aktardı.

Dışarıdan gelene yer olmadığını vurgulayan Özhaseki, vatandaşlara, en yakın mahallelere çıkma gibi seçenekler sunulacağını bildirdi.

Sel yataklarına binalar yapıldığına da dikkati çeken Bakan Özhaseki, ikinci tercihin buralardaki vatandaşlar ve sosyal donatı alanlarında evi olanlar için kullanılacağını ifade etti.

Özhaseki, boşaltılan yerlerin yol ya da sosyal donatı alanı olacağı bilgisini vererek, bunun finansmanının da ticari mekanların değerlendirilmesi veya vatandaşa yeni evler karşılığında cüzi miktarlarda faizsiz borçlandırmalar yapılması ve gerekirse fazla konut inşa edilip satılmasıyla sağlanacağını anlattı.

İLBANK'ın 21 tesisini de satılığa çıkardığına değinen Özhaseki, şöyle devam etti:

"Sattığımız, paranın hepsini olduğu gibi kentsel dönüşüm hesabına aktarıyoruz. İller Bankasında hibeleri kaldırdık. Eskiden bakanın iki dudağı arasında olan 100 milyona yakın bir hibe varmış, ben kullanmıyorum, kentsel dönüşüm hesabına atıyoruz. Kredilerde birinci öncelik kentsel dönüşüm hesabına. İller Bankasının yurt dışında gönül coğrafyamıza ait ülkelerde iş yapma teklifleri var, ciddi paralar kazanacak. Yazdığım yasada kentsel dönüşüme atılmasını teklif ettim. Ne kazandı, kentsel dönüşüme. Burada elde ettiğimiz bu gelirlerin hepsini kentsel dönüşüme seferber etmek zorundayız. Eğer bütün bunlar da yetmiyorsa emin olun Dünya Bankasından 20 yıllık kredi alıp, belediyelerimize sıfır faizli, 2-3 sene ödemesiz, kentsel dönüşüm yapabilmeleri için. Sonra da 5 yıl içinde ödeyecek şekilde geri almak lazım. Bizim kamu olarak katlanacağımız risk sadece döviz kurudur. Bunların hepsini yazdım, yasa gelecek çaremiz yok çünkü. Bunların hepsinin anlattığım prensipler dahilinde hayata geçirilmesi lazım. Yoksa işimiz zor."

"Birbirimizi suçlamayalım"

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, mahalle konseptinde çizdikleri proje hakkında bilgiler verdi.

Vatandaşları taşıyabildikleri ölçüde taşıyacaklarını, geri kalanlar için de yerinde dönüşüm imkanı sağlayacaklarını söyleyen Özhaseki, "Yerinde dönüştürürken planını projesini yapıp evlerinden çıkmasını istediğimiz günden itibaren kira parasını ödüyoruz. Eğer kendi aralarında örgütlenip yaparlarsa harçtan da muaf oluyor" ifadelerini kullandı.

Kaçak yapılara ilişkin milletvekillerinin sorusu üzerine Özhaseki, "Kanun diyor ki 'Kaçak yapıya git, para cezası yaz.' Arkasından da 'Yık' diyor. Hadi kim yapacak, bana göster. 8-10 milyon yapıyı kim yıkacak? Olmuş bitmiş, 'Kim yaptı?' da demeyelim. Hakikaten birbirimizi suçlamayalım bu konuda" değerlendirmesinde bulundu.

"Resmi-kaçak ayrımı olmayacak mı?" sorusuna karşılık "Haliyle mecburen olduğu gibi kabullenmek zorundayız." yanıtını veren Özhaseki, buna örnek olarak İstanbul Sarıyer'deki Fatih Sultan Mehmet Mahallesi'nde (Küçük Armutlu) kamu arazilerindeki yapılaşmayı gösterdi.

Bu bölgedeki çalışmaları anlatan Özhaseki, yerinde dönüşüm yapılacağını belirtti.

Bölgeye taşınma olmayacağını ve nüfusun artmayacağını, boşaltılan yerlerin de sosyal donatıya dönüştürüleceğini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

"15 yıl içerisinde eğer yılda 500 bin bağımsız birimi değiştirebilirsek, dönüştürebilirsek; bunun 150-200 bini İstanbul'da, 300-350 bini Anadolu'da. İnşallah deprem hiç olmaz, Allah hiç vermesin ama olacaksa geç versin, biz hazırlıklarımızı yapmış olalım. Böylelikle biz Türkiye'yi hazır hale getiririz. Bu işte çevreyi koruma noktasında elbette biz bakanlık olarak sorumluyuz. Şehircilik alanında söylenen bütün şikayetlerden, sanki üzerimize doğru geliyor suçlamalar, eyvallah kabul edelim ama tek başımıza buna gücümüz yetmez. Hep birlikte bunun doğrusunu yapmamız lazım. Doğru bir planlamayla doğru denetleyerek doğru adımlar atarak ileriye doğru gitmeliyiz. Vatandaş da üzerine düşeni yaparak bizim kontrol amirimiz gibi yaptığımız her işi takip etmeli. Uygun yasaları da önümüzdeki günlerde çıkararak böyle devam ederiz diye düşünüyoruz."

"İstanbul'dan gelen yoğunluk artışlı planlara izin yok"

Milletvekillerinin, "Çok önemli bir vaatte bulundunuz, yarın kaçak katlar başlar" sözleri üzerine Özhaseki, "Şu anda hepsi tespitli, milim milim tespitli" açıklamasını yaptı.

Planların bakanlıktan onaylandığına ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Bakan Özhaseki, "580 plan gelmiş, bu planların yüzde 30'unu direkt reddetmişiz. Kalan planların yüzde 50'si kamudan, yüzde 17'si kentsel dönüşüm neticesinde gelmiş, yüzde 19'u enerji tesislerinden dolayı gelmiş. İstanbul'dan da gelen 80 plan teklifinin 72'sini reddetmişiz" diye konuştu.

Plan tekliflerine ilişkin yaşadıklarına değinen Özhaseki, "8 kabul ettiğimizde de her birinde bir amaç var. Planları öyle kabul ediyoruz. Yoksa hiçbir şekilde İstanbul'dan gelen yoğunluk artışlı planlara, şahıs bazlı hele hele hiç izin yok. O konuda herkes rahat olsun" ifadelerini kullandı.

Özhaseki, bakanlığının bütçesine ilişkin bir soru üzerine, birçok kamu kuruluşunun "Bu işimizi planlayın, sonra ihale edin, sonra denetleyin, kesin kabullerini yapın." diye yapı işlerini getirdiğini anlattı. Gençlik ve Spor Bakanlığının yurtları, Milli Eğitim Bakanlığının okulları getirdiğini aktaran Özhaseki, "Böyle gelen son 10 yılda 4 bin 213 yapım var. Yapım, onarım, proje vesaire. 12 milyarlık iş, mecburen biz yapı işleri tarafında bunu takip ediyoruz. Bir kısım işlerimiz böyle" yanıtını verdi.

Bakan Özhaseki, Ankara'daki Saraçoğlu Mahallesi ile ilgili bir soru üzerine de bu bölgede tescilli ağaçların bulunduğunu ve birinci derece sit alanı ilan edildiği için yapı yasağı olduğunu dile getirdi. Projede bir sosyal tesisten bahsedildiğine değinen Özhaseki, o yapının da çevresindeki binaların yükseltisini geçemeyeceğini, bölgede aykırı yapılaşmaya izin verilemeyeceğini söyledi.

Anahtar Kelimeler:
Urfa
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner24

banner49